Japon teknoloji ve tasarım markası Balmuda, uyumadan önce telefon ekranının göz yoran ışığına maruz kalmak istemeyenler için sıradan masa saatlerinden çok daha yenilikçi bir cihaz geliştirdi. Işıkla zamanı gösteren zarif kadranı, huzur veren ortam sesleri, yavaşça artan akıllı alarm sistemi ve taşınabilir yapısıyla öne çıkan "The Clock", Japonya pazarında raflardaki yerini aldı.
Tokyo merkezli üretici, günlük ev eşyalarını estetik bir dille yeniden yorumlama vizyonunu bu cihazla da sürdürüyor ve yatak ucunda parlayan dijital ekranlara karşı dingin ve şık bir alternatif sunuyor.
10 Saniyede Özet
-
Balmuda'nın yeni harikası The Clock, ışık tabanlı özel kadranı ve rahatlatıcı doğa sesleriyle klasik komodin saatlerine fütüristik bir soluk getiriyor.
-
Cihaz; yedi farklı ortam sesi, beyaz gürültü (white noise) özellikli zamanlayıcı ve uyanma vaktinden üç dakika önce usulca çalmaya başlayan bir alarm barındırıyor.
-
Şu an için yalnızca Japonya'da 59.400 yen (yaklaşık 373 dolar) fiyat etiketiyle satılan saatin küresel pazara ne zaman açılacağı henüz bilinmiyor.
Balmuda, The Clock ile Klasik Masa Saatlerine Yepyeni Bir Boyut Kazandırıyor
Cihazın kalbinde, markanın "Light Hour" olarak isimlendirdiği yenilikçi bir gösterim teknolojisi yatıyor. Alışkın olduğumuz akrep ve yelkovanın yerini, zamanı yumuşak bir ışık hüzmesiyle belirten özel bir kadran alıyor. Bu ekran, göz alan dijital panellerin aksine sanki bir tuvale boyanmış hissi veren, loş ve sakinleştirici bir aydınlatma profiline sahip.
Bu minimalist estetiğin ardında ince düşünülmüş tasarım hamleleri var. Örneğin, saniye göstergesi aceleci bir tıkırtı yerine, adeta bir sarkaç ahengiyle yavaşça süzülüyor. Bu zarif animasyonun, tasarım ekibinin Ulusal Doğa ve Bilim Müzesi'ndeki ünlü Foucault sarkacını incelerken aldıkları ilhamla ortaya çıktığı ifade ediliyor.
Sadece Bir Uyandırma Aracı Değil: Ruhunuzu Dinlendiren Relax Time Modu
The Clock'un yaratılış hikayesi, aslında doğrudan bir tüketici ihtiyacından doğmuş. Balmuda'nın kurucusu Gen Terao, bu projenin kendi uyku sorunlarına bir çözüm arayışıyla filizlendiğini belirtiyor. Gece uykuya dalarken yağmur sesi dinlemek için tabletini kullanan Terao, yatak ucunda karanlığı bölen bir ekran görmek istemediği için bu saatin temel felsefesini oluşturmuş.
Bu nedenle The Clock sadece zamanı göstermekle kalmıyor. Cihazdaki "Relax Time" (Dinlenme Zamanı) modu; yağmur, nehir şırıltısı ve şömine çıtırtısı dahil olmak üzere yedi farklı ve tamamen özgün ambiyans sesi sunuyor. Bu ses kayıtlarının bir kısmı doğrudan şirket bünyesinde hazırlanırken, bazıları için de dışarıdan profesyonel müzisyenlerle ortak çalışmalar yürütülmüş.
Odaklanmayı artırmak isteyenler için beyaz gürültü (white noise) destekli bir zamanlayıcısı da bulunan saat, uyanma deneyimini de kökten değiştiriyor. Alarm aniden yüksek bir sesle çalmak yerine, hedeflenen saatten tam üç dakika önce hafif bir melodiyle başlayıp kademeli olarak yükseliyor. Tüm bu akıllı işlevler, Wi-Fi (2.4 GHz) ve Bluetooth 5.0 bağlantıları sayesinde BALMUDA Connect mobil uygulaması üzerinden kolayca yönetilebiliyor.

Jony Ive ve LoveFrom İmzasıyla Kusursuz Endüstriyel Tasarım
The Clock'u sıradan bir elektronik eşyadan ayıran en büyük etkenlerden biri de pürüzsüz alüminyum gövdesi. Balmuda, bu materyalin hassas işçilik gerektiren üretim aşamasında, eski Apple efsanesi Jony Ive’ın tasarım şirketi LoveFrom ile süregelen stratejik iş birliğinden faydalanmış. Bu dev ortaklık, Balmuda'nın üst düzey alüminyum işleme kapasitesine sahip premium tedarikçilerle çalışmasına olanak tanımış.
İşte bu detay, cihazın neden basit bir saatten ziyade şık bir endüstriyel tasarım objesi olarak konumlandığını özetliyor. Balmuda'nın geçmişi de zaten bu vizyonla şekillenmişti. Şirket, serüvenine alüminyum bir dizüstü bilgisayar standı ile başlamış; ardından 2010'da GreenFan ve 2015'te efsanevi The Toaster ile devam etmişti. Özellikle The Toaster (Ekmek Kızartma Makinesi) modelinin bir milyonu aşan satış rakamlarına ulaşması ve uzun bekleme listeleri oluşturması, markanın sıradan ev aletlerini nasıl premium bir segmentte zirveye taşıdığını kanıtlamıştı.
Merak Edilenler: Fiyat, Teknik Detaylar ve Satış Durumu
DSC01-SV model koduyla piyasaya sürülen üründe; yekpare alüminyum gövde, PC+ABS malzemeden üretilmiş kadran, paslanmaz çelikten şık bir tepe (crown) ve alüminyum yan düğmeler bulunuyor. Oldukça kompakt bir yapıya sahip olan cihaz, 75 x 36,5 x 105 mm boyutlarında ve yalnızca 255 gram ağırlığında.
Gücünü dahili lityum iyon bataryadan alan saat, tek bir şarj döngüsüyle 24 saate varan bir kullanım ömrü sunuyor. USB-C portu üzerinden şarj edilen cihazın tam kapasiteye ulaşması yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Minimalist çizgiyi korumak adına The Clock, şimdilik sadece gümüş renk opsiyonuyla kullanıcı karşısına çıkıyor.
Şık bir bez taşıma kılıfıyla gelen kutu içeriğinde maalesef şarj adaptörü ve kablosu yer almıyor. Şu an için sadece Japonya pazarında satılan cihazın fiyatı 59.400 yen (yaklaşık 373 dolar) olarak belirlenmiş. Saatin Amerika veya Avrupa pazarlarına ne zaman giriş yapacağı ise henüz doğrulanmadı.


Henüz kimse yorum yapmamış. İlk tartışmayı sen başlat.