Güneş sisteminin en dış sınırlarında yer alan Uranüs ve Neptün, ders kitaplarına girdiğinden beri on yıllardır "buz devleri" olarak kabul ediliyordu. Ancak Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) araştırmacıları tarafından yürütülen ve The Astrophysical Journal dergisine sunulan sıra dışı bir çalışma, bu iki gizemli dünyanın kalbinde donmuş buz kristalleri yerine devasa magma okyanuslarının kaynadığını ortaya koyarak ezberleri tamamen bozdu.
Ezber Bozan Kanıt Kuiper Kuşağı'ndan Geldi
Gezegen bilimcilerin bugüne kadar körü körüne güvendiği ana teori; hidrojen ve helyum içeren bir atmosferin hemen altında su, amonyak ve metandan oluşan kalın bir buz mantosu ile kayalık bir çekirdek olduğu yönündeydi. Bu iddiaların arkasındaki tek veri kaynağı ise 1980'lerde iki gezegenin yakınından geçen NASA'nın emektar uzay aracı Voyager 2'ydi.
Ancak UCLA ekibi, iki gezegenin doğduğu bölgeyi temsil eden Kuiper Kuşağı'ndaki asteroitleri ve cüce gezegenleri incelediğinde şaşırtıcı bir gerçekle karşılaştı: Bu yapılar buzdan ziyade neredeyse tamamen kayadan meydana geliyordu. "Buz azsa bu gezegenler nasıl oluştu?" sorusundan yola çıkan uzmanlar, eski teorinin temellerini kökten sarsacak bilgisayar simülasyonlarına başladı.
Aşırı Basınç Hidrojeni Magmada Çözdü
Bilim insanlarının gezegenlerin kütle, yoğunluk ve manyetik alan özelliklerine en kusursuz uyumu sağlayan modeli simüle ettiklerinde ortaya çıkan senaryo herkesi şaşırttı:
-
Yeni Yapı: Uranüs ve Neptün'ün tabanında, çözünmüş hidrojen gazı içeren, son derece homojen bir şekilde karışmış devasa bir akışkan magma okyanusu yer alıyor. Üst katmanda ise bu okyanusu çevreleyen hidrojen ağırlıklı bir zarf bulunuyor.
-
Gizem Çözüldü: Fiziksel hesaplamalar, aşırı yüksek basınç altında hidrojen gazının magmada tamamen çözünerek sıvıya dönüşebileceğini kanıtladı. Geçmişte Voyager 2 verilerine bakılarak "burada kesinlikle yoğun bir buz tabakası var" zannedilen durumun, aslında yüksek basınçlı bu sıvı magmanın yarattığı yoğunluk etkisi olduğu anlaşıldı.
Bu keşif, atmosferlerindeki amonyak eksikliğini (magmada kolayca çözündüğü için) ve garip manyetik alanlarını da harika bir şekilde açıklıyor. Astronomlar, artık galakside keşfedilmeyi bekleyen binlerce "Neptün benzeri" ötegezegeni anlamlandırmak için rotalarını donmuş dünyalara değil, uzayın derinliklerindeki bu gizli magma devlerine çevirecek.
Kardaşev Ölçeği: İnsanlık Ne Zaman Galaktik Bir Medeniyete Dönüşecek?
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Yıllardır "buz devi" olarak bildiğimiz iki dev gezegenin aslında içten içe kaynayan devasa magma okyanuslarına sahip olduğunun anlaşılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce uzay keşiflerinde sadece uzaktan uzağa yapılan gözlemler ve simülasyonlar ne kadar güvenilir, bu gizemi tamamen çözmek için oraya yeni bir uzay aracı göndermenin vakti gelmedi mi? Yorumlarda buluşalım!


Henüz kimse yorum yapmamış. İlk tartışmayı sen başlat.