Teknotalya

Muazzam Bir Militarist Provokasyon Parodisi: HELLDIVERS 2 Önsöz:

Muazzam Bir Militarist Provokasyon Parodisi: HELLDIVERS 2 Önsöz:

 Our way of life. (Yaşam tarzımız.)

 But Freedom doesn't come free. (Ama Özgürlük bedelsiz gelmez.)

Sözleriyle provokasyona başlayan bu oyun, 2024 yılında yaptığı çıkışla büyük bir başarı yakaladı. Günümüzde doğal olarak ilk çıktığı zamanki kadar oyuncuya ev sahipliği yapmasa bile başarısını standart hale getirme konusunda oldukça iyi gidiyor.

REKLAM

Normal şartlarda çevrim içi içerikli oyunlara bakış açım pek olumlu değildir; çünkü ben rekabetçi biri değilim. Oyunların bana sunduğu sınamaları sevsem bile başka bir oyuncuya karşı rekabet etme düşüncesi hoşuma gitmez. Bu tür oyunları arkadaşlarımın ısrarı ile oynayacak olsam bile sadece onlarla teke tek mücadele ettiğimiz metotla oynarım. Yani işin özü, bir oyunda "online" ibaresi varsa "Sağ ol ama almayayım" diyerek kafamı başka yöne çeviririm...

Beni bu oyunu oynama konusunda ikna eden arkadaşımın yöntemi ise oyunun kendisini tanıtma şekliyle birebir aynıydı: Beni basitçe "provoke etti" ve bu işe yaradı! Oyunun bir etkinlikte oyunculara sunduğu "oyun içi bir silah mı yoksa çocuklar için bağış mı?" gibi bir seçimde doğru olanı yapıp "Çocukları kurtarın!" demesi, hayranlar tarafından yapılmış sinematikler ve şu an bile hüzünle kaçırdığımı bildiğim O "Cyberistan" işgali göreviyle alakalı oyun içi videolar... Açıkçası arkadaşlarlayken provoke edilmeye olan müsaitliğim yüzünden kendimi oyunu almış halde buldum.

Burada da bu provokasyonların sonu gelmedi; çünkü o artık bir "Amiral" rütbesindeyken ben sadece bir "Cadet", yani çaylaktım. Bu yüzden komutanımın bana verdiği emirlere itaat etmek zorundaydım. Küfür kıyamet savaşlarda sürekli birbirimizin sırtına dayanarak gezegenleri koruduk ya da fethettik; Süper Dünya tarafından bize verilen görevleri hayatımız pahasına yerine getirdik ve bazen görevleri başarmış olsak bile o gezegende savaşmaya devam ettik... Karşımızda bazen hain Automatón'lar, bazen akılsız Terminid'ler ve bazen de işgalci Illuminate'ler vardı; ama her seferinde cehenneme dalışı gerçekleştirip onlara "Demokrasi" dağıttık!

Yapmamız gereken şeyi yapmaktan bir an bile geri durmamamız sayesinde hızla yükseldik ve en sonunda bizden sonra gelen çaylakları eğitme ve muhafaza etme zamanı bize geldi. Oyunun lore kısmına girer ve yapmış olduğum provokasyonu oraya bağlayarak devam edersem, daha önce yazdığım incelemeler gibi devasa uzunlukta yazılar yazacağımı bildiğim için bu kısmı şimdilik burada bitireceğim. O zaman geçelim...

Oynanış:

Oynanışı aslında birkaç başlık altında inceleyeceğiz. Bunlar sırasıyla Mekanikler, Stratagem'ler, bunları elde etmek için farklı bir yönteme sahip olduğumuz Warbond'lar ve son olarak da Gemi Geliştirmeleri olacak.

Mekanikler:

Bu noktadan sonra nasıl zıplandığını, yüründüğünü, atlanıldığını ya da ateş edildiğini anlatmamın anlamsız olacağının farkındayım; o yüzden "atılma ve eğilme" konusunda birkaç şeyden bahsedip devam edeceğim.

Atılmaya ayrı bir parantez açma sebebim, oyunda "zehirlenme ve yanma" gibi durumlardan hızlıca kurtulmak için atılmanın devasa bir öneme sahip olması. Ayrıca silahınızın şarjörünü değiştirme sırasında girdiğiniz animasyondan risk anında çıkış yapmak için de kullanmanız gereken bir mekanik bu. Oyunun bu tür durumlarda her bir animasyonu eksiksiz uyguladığını düşünecek olursak, yarıda kesmek için böyle bir yönteme başvurmamış oldukları bir senaryo cidden çekilmez olabilirdi.

Stratagem'ler ve Warbond'lar:

Oyunda Stratagem'lerin önemi devasa. Çünkü bunlar 4 + 1 grupta bulunmaktalar:

Orbitaller: Oyun içinde sık sık başvuracağınız, sizden bağımsız olarak "Süper Yıkıcı" tarafından ateşlenen, bazıları sınırlı bazıları ise sınırsız olan devasa yıkım güçleri. Stratagem tuşlamasını yaptıktan sonra gerekli hedef ya da düşman grubu üzerinde kullandığınızda sizleri büyük oranda rahatlatan ya da direkt olarak görevi bitirmenizi sağlayan bir yapıya sahipler. Örnek olarak arkanızda bir böcek yığını varken arkaya bir "Orbital Napalm Barajı" atıp üstlerine yağan yakıcı ve yıkıcı bombalarla onların ızgaraya dönüşmelerini kahkaha atarak izleyebilirsiniz. Ya da gördüğünüz bir "Factory Strider" üzerine çok daha stratejik bir şekilde yaklaşarak "Orbital Railgun Strike" atıp gökyüzünden gelen "Özgürlüğün Mızrağı" ile düşman kuvvetlerinin yıkım makinesinin sizin yüce gücünüz karşısında düşüşünü izleyebilirsiniz. Peki sayılı ve sayısız derken ne demek istemiştim? Bazı orbitallerin kullanım sınırı bulunmazken, "Orbital Lazer" gibi bazı orbitallerin ise yenilenemez şekilde kullanım sınırları bulunmaktadır. Doğal olarak bu sınıra sahip orbitalleri kullanırken daha da stratejik düşünmeniz mühimdir. Bu orbitallerin yıkım gücünün sizleri etkilemediğini düşünmemeniz gerektiğini anlatmama gerek yok diye düşünüyorum, umarım yanılmıyorumdur.

Kartallar (Eagle): Kartal kod adıyla bize destek amaçlı gökyüzünde sahip olduğumuz ikincil bir yıkım gücü olan savaş uçaklarımız, orbitallerle benzer bir mantığa sahiptir. Tek farkları; orbitaller Süper Yıkıcı tarafından ateşlendiği için noktasal ve korkunç bir yıkım gücüne sahipken, Kartallar'ın da altta kalır yanı olmamasına rağmen daha sık çağrılma imkanlarının bulunmasıdır. Yer yer açtığı ateşlerin dik açıyla gelmemesi yüzünden sizi de vurma olasılığı orbitallerden fazladır (bununla alakalı toplulukta fazlasıyla geyik bulunmaktadır). Kartalların ek bir avantajı olarak kullanım sınırı olsa bile mühimmatları sınırlı orbitaller gibi tek seferlik şarja sahip değildir; mühimmatları bittiğinde hemen yeni mühimmat doldurmaya giderler. Yani kullandığınız Stratagem'in yanında yazan sayı bittiğinde ortalama 2 dakika içerisinde sıfırlanacağını bilmenin rahatlığı ile daha sık kullanabilirsiniz.

Destek Silahları: Bunları da 3 farklı gruba ayıracağız: Üçüncül silahlar, çantalar ve araçlar. Girmiş olduğunuz Stratagem menüsünde silahın tüm özellikleri yazdığı ve örnek bir videoya sahip olduğu için sürpriz piyango gibi bir meraka sahip olmuyor, alacağınız ürünü almadan önce kesinlikle görebiliyorsunuz. Bazı destek silahları sadece üçüncül silah olarak gelirken bazılarının yanında çantası da bulunmaktadır; dalış öncesi planınızı buna göre yapabilirsiniz. Bunu benzer isme sahip iki silah üzerinden anlatmak güzel olacaktır: İlk olarak herhangi bir Warbond'a sahip olmadan elde edebileceğiniz "Spear" adlı silah çanta ile gelir. Atış sonrası sabit durarak silahın füzesini yanınızda gelen cephane çantasından doldurur ve cephaneniz bitene kadar buna devam edersiniz. Peki cephaneniz bitince ne yaparsınız? Oyunda bazı noktalarda (Minor Place of Interest, görev yerleri ya da tahliye alanı) mermi veya iğne (stim) olduğu için oradan yeni mühimmat alabilir ya da "Resupply" çağırarak cephanenizi yenileyebilirsiniz. Farklı bir metot olarak da süresi dolmuşsa silahınızı tekrardan çağırabilirsiniz. Yani çantalı silahlar aslında o silahın mühimmatıdır şeklinde özetlenebilir. Öte taraftan benzer isme sahip olan "Speargun" silahının bir çantası olmadığı için keyfinizce sahip olduğunuz Stratagem'lerden yardımcı bir çantayı sırtınıza alarak görevinize devam edebilirsiniz. Üçüncül silahlardan bağımsız olan çantalar da birçok şekle sahiptir: Basitçe size enerji bariyeri sağlayan bir çanta, etrafınızdaki düşmanlara saldıran bir çanta ya da "Taşınabilir Cehennem Bombası" gibi farklı opsiyonlarınız var. İsterseniz stratejik, isterseniz bir intihar bombacısı gibi ilerleyebilirsiniz. Araçlar kısmına gelecek olursak, bunlar engebeli arazi aracı, tank ya da Mecha şeklinde 3 grupta bulunmaktadır. Engebeli arazi aracı ve tank gerçekten de denildiği gibiyken, Mecha'lar içine girip yıkım saçtığınız birer Exosuit'tir.

Taretler ve Mayınlar: Başlıkta ne yazıyorsa o diyebileceğim türden bir grupla karşı karşıyayız. Bu kategoride size destek olması için alan savunması amaçlı çağırabileceğiniz taretler ya da mayınlar mevcut. Bunun yanı sıra size kalkan sağlayan bazı savunma Stratagem'leri de bulunmakta; yani bu grubu tamamıyla alan tutmak için var olan bir yapı olarak görebilirsiniz.

SEAF ve Görev Stratagem'leri: Oyunda dalış esnasında sizin seçmediğiniz, size atanan görev ya da DSS tarafından verilen Stratagem'lerdir. Ya da oyun içinde SEAF görevini yaptığınız takdirde elde ettiğiniz becerilerdir. Bunlara "Resupply" Stratagem'ini örnek gösterebiliriz. Tüm oyunlarda iğne ya da mühimmatınızı yenilemek için kullandığınız bu alan, eğer seçilmesi gereken bir yuva olsaydı dalış yapan tüm oyuncuların muhakkak 1 slotu buna ayrılırdı. Bunun dışında söz ettiğim SEAF ise oyunda bir stratejik yan görev olarak karşımıza çıkıp yapıldığında sizi güzelce ödüllendiren bir yapıdadır. İçine görev esnasında yerleştirdiğimiz mühimmatları görev bitimi sonrası bir orbital gibi kullanmamıza olanak sağlayan SEAF, orbitaller gibi çalışır ve toplam 5 mühimmat hakkı sunar.

Warbond'lar:

Oyunun büyük bir içeriğinin bulunduğu bu ekstralar aslında gelişimimizin kilit taşlarındandır. Biri ücretsiz olmak üzere eklenmeye devam eden birçok Warbond bulunmaktadır ve içlerinde birincil, ikincil silahlar, el bombaları, zırhlar, kozmetikler, güçlendiriciler (booster) ve Warbond'lara özel Stratagem'lere ev sahipliği yaparlar. Yukarıda örneğini verdiğim "Speargun" ve "Taşınabilir Hellbomb" bu Warbond'ların içeriklerindendir.

Super Credit karşılığında elde ettiğimiz bu Warbond'ları ister oyun içi mağazadan isterseniz de farm yaparak elde edebilirsiniz. Düşündüğünüz kadar yorucu bir farm süreci içermediği için bunu kurnazca alınmış kan emici bir karar olarak görmüyorum ve bu içerikleri zorunlu satın alıma bağlamamalarını takdir ediyorum. Neden diyecek olursanız, benim düşünceme göre oyunda ücretsiz olarak sunulan "Helldivers Mobilize" zaten en çok ve bence en iyi içeriklere sahip olanı. Build yaparken birçok Warbond'u kombinlemenin önemi aşikar olsa bile, oyunun ücretsiz sunduğu paket birçok farklı opsiyonu zaten kendi içinde barındırıyor. Ayrıca farm yapmasanız bile görev esnasında yanlışlıkla ya da bilinçli olarak denk geldiğiniz "Minor Place of Interest" noktalarında sözü geçen Super Credit'leri bulma olasılığınız oldukça fazla.

 

Dikkatinizi Çekebilir

KAYIP EFSANELER: MMORPG DÜNYASININ TEKNİK VE SOSYOLOJİK ANALİZİ

  🚀 GİRİŞ: NOSTALJİ Mİ, ALIŞKANLIK MI? (H2) Bir oyunun "efsane" statüsünden "kayıp" statüs&uum...

Gemi Geliştirmeleri: 

 

Stratagemlerinizi ve cephedeki efektifliğinizi kalıcı olarak artıran, oyun sonu (end-game) içeriğinin en büyük harcama kapısıdır. Görevlerden topladığınız yeşil, turuncu ve pembe numuneleri (Sample) toplayarak "Süper Yıkıcı" geminizdeki farklı departmanları geliştirirsiniz. Bu geliştirmeler basit yüzdelik artışlar gibi görünse de; Kartalların mühimmat yenileme süresini kısaltmak, taretlerin cephanesini artırmak veya orbitallerin atış yayılımını daraltmak gibi doğrudan oynanış tarzınızı kökten değiştiren etkilere sahiptir. Üst seviye modülleri açmak için ciddi anlamda numune farmı yapmanız gerekmesi, yüksek zorluktaki görevlere girmek için oyuncuyu sürekli motive eden harika bir döngü yaratıyor.

 

Dalış:

Dalış esnasında karakterinizin kozmetiklerini, zırhını ve silahlarını seçtikten sonra karşınızda 4 + 1 şeklinde seçim slotları çıkacak. Oraya istediğiniz 4 Stratagem'i ve sonrasında da 1 güçlendiriciyi (booster) yerleştirip dalışınızı gerçekleştireceksiniz. Bu yüzden dalış öncesinde iyice düşünüp arkadaşlarınızla konuşmanız önemli.

Topluluk:

Bence oyun dünyasının en iyi topluluklarından birine sahip Helldivers 2. Sebebi ise basit: Yeni oyunculara oldukça açık olan bu topluluk, düşük rütbeli biriyle karşılaştığında kendisi için değil de o çaylak için hareket etme eğilimine sahip... Sözü geçen çaylağın yanına gidip hareketlerle (emote) ya da sohbetle etkileşime girmek konusunda fazlasıyla hevesliler ve onlara henüz elde etmediklerini düşündükleri Stratagem'leri deneyimletmek için can atıyorlar. En azından benim denk geldiklerim böyleydi ve sözü geçen o komutanlarımı hiçbir zaman unutmayacağım! Yanıma gelip ben 5-6 seviyeyken birden bir Exosuit verdiği o anı ve beni izlerken attığı o emote'u... Kesinlikle harikaydı.

Optimizasyon:

Burada söyleyeceğim şey şu: Bu oyun Intel için iyi bir optimizasyona sahip olsa bile aynı şeyi AMD için söyleyemeyeceğim. Her yeni yama geldiğinde bir şekilde oyunu çökerten hatalara ev sahipliği yapıyor bu oyun ve nasıl bir kod dizilimi yaptılarsa bunu yıllardır çözemediler. Umarım bunu düzeltebilirler; çünkü harici olarak RTX 3070'li dizüstü bilgisayarımda kasma veya donma gibi şeylerle karşılaşmadım. Ama dediğim gibi, her yama sonrası bir süre beklemek zorunda kalıyorum.

Oynanır mı?

Açıkça söylemek gerekirse, en azından bir arkadaşınız yoksa bu oyun sizi fazlasıyla hızlı sıkabilir. Sıkmasa bile 2 ila 3 görev tamamlayıp çıkmak isteyeceğiniz "günlük dozluk" bir oyun olacaktır sizin için. Uzun uzun aralıksız girilmeyecek türden bir aksiyona ve savaş atmosferine sahip çünkü.

Bu zamana kadar oynadığım o kadar oyun içinde bana savaş atmosferini en iyi hissettiren oyun bu oldu; buna hikayeli oyunları da dahil ediyorum. Çünkü siz gerçekten ölüyorsunuz. Oyunun hikayesine baktığımızda biz sürekli dirilen birisi değiliz. Yani o sırada ölmüşseniz ölmüşsünüzdür; oynamaya devam ettiğiniz kişi bambaşka bir Helldiver. Yani siz sadece onun yerine göreve devam eden başka bir askersiniz. Bu hissi çok güzel veren bir oyun.

Burada kararı size bırakıyorum. Normalde puan veriyor olsam bile bu oyuna puan vermemeyi tercih edeceğim; çünkü çok fazla çevrim içi oyun oynayan biri olmadığım için bu değerlendirmeyi yapmamam gerektiği kanısına vardım.

İlgili Etiketler
Bu İçeriğe Tepkini Göster
0
0
0
0
0

Yorumlar 0 Yorum

Yorumlar Üyelere Özeldir

Tartışmalara katılmak, gündemi şekillendirmek ve kendi listelerinizi oluşturmak için bize katılın.

Sisteme Giriş Yap / Kaydol

Henüz kimse yorum yapmamış. İlk tartışmayı sen başlat.