Nolan evreninin en büyük "illüzyonu"na, iki dâhinin birbirini yok etmek pahasına girdiği o karanlık rekabete geldik: The Prestige (Prestij - 2006).
2006 yılında çıkan The Prestige, 19. yüzyıl Londra’sında yaşayan iki sihirbazın, Robert Angier (Hugh Jackman) ve Alfred Borden (Christian Bale), trajik bir kaza sonrası başlayan ve ömür boyu süren düşmanlığını anlatıyor. Teknotalya farkıyla, bu muazzam bulmacanın parçalarını birleştirelim.
1. Sihrin Üç Aşaması
Keke, film Michael Caine’in (Cutter) o efsanevi anlatımıyla sihrin üç aşamasını bize en başta söyler ama biz sonuna kadar anlamayız:
-
Vaat (The Pledge): Sihirbaz size sıradan bir şey gösterir (mesela bir deste kart veya bir kuş).
-
Dönüşüm (The Turn): Sihirbaz o sıradan şeyi alır ve olağanüstü bir şeye dönüştürür (kuşu yok eder). Ama henüz alkışlamazsınız...
-
Prestij (The Prestige): Çünkü geri getirmeniz gerekir. İşte bu, filmin hem adı hem de o sarsıcı finalinin anahtarıdır keke!
2. Nikola Tesla ve Bilimin Karanlığı
Keke, bu filmde gerçek bir efsane de var: Nikola Tesla (David Bowie tarafından muazzam canlandırılmıştır!). Angier, Borden’ın "Işınlanan Adam" numarasının sırrını çözemeyince bilime başvurur. Tesla’nın yaptığı makine sihir değil, gerçek bir kâbus yaratır. "Fedakarlık" kelimesinin anlamı iki karakter için de çok farklıdır.
HUDSON HAWK - AKILÇELEN
The Prestige Teknik Karne
| Özellik | Detay / Bilgi |
| Yayın Yılı | 2006 |
| Yönetmen | Christopher Nolan |
| Başroller | Hugh Jackman (Angier), Christian Bale (Borden) |
| Sırdaşlar | Michael Caine (Cutter), Scarlett Johansson (Olivia) |
| Dâhi Konuk | David Bowie (Nikola Tesla) |
Bu Filmi Neden Defalarca İzlemelisin?
| Artılar (+) | Kafa Karıştıranlar (-) |
| Ters Köşe Final: Filmin sonu o kadar dâhice ki, bittiğinde "Her şey gözümün önündeymiş!" diyeceksin. | Zaman Çizgisi: Nolan yine rahat durmuyor; günlükler içinde günlükler okunduğu için zaman sürekli atlıyor. |
| Muazzam Oyunculuk: Jackman ve Bale arasındaki o nefret ve kıskançlık ekrandan taşıyor keke. | Dikkat Gereksinimi: Filmdeki her küçük detay (bir düğüm, bir kuş kafesi, bir şapka) aslında finalin ipucudur. |
| Atmosfer: Victoria dönemi Londra’sının o puslu ve gizemli havası harika yansıtılmış. | Ağır Dram: Bu sadece bir şov değil; kaybedilen hayatların ve ailelerin hikayesi. |
Teknotalya Analizi: Keke Bunu Unutma!
Filmin tüm sırrı aslında en başında, o "iç içe geçmiş şapkaların" olduğu sahnede saklıdır. Borden’ın sırrı disiplin ve adanmışlıktır (iki kişi tek bir hayat yaşamak); Angier’ın sırrı ise her gece ölümü göze alacak kadar büyük bir nefrettir. Borden bir hayatı ikiye bölmüş, Angier ise her gece bir kopyasını feda etmiştir. Keke, gerçek sihirbaz hangisi, kararı sen ver!


Henüz kimse yorum yapmamış. İlk tartışmayı sen başlat.